facebook Facebook | twitter Twitter | rss RSS | contact Contact | Radyo: Radyo |
Hosgeldiniz..
Konu: Kelkit | Kelkit'in Tarihi Geçmisi, Tarihçesi        Okunma Sayısı: 8614         Cevap Sayisi: 0

Üye Degilsiniz * ! Yada Giris Yapmadiniz.. * !   Forumdaki Tüm Özelliklerden Yararlanamazsiniz * !
Üye Olmayanlar Mesaj Yazamaz, Eklenti Indiremez, Mutlu Olamaz, vs.. |  Iki Saniyede * Kayit Olmak için Tiklayin

 Sayfa : 1   Yukari Git
  Yazdır  
           .:: Paylasmak Güzel'dir ::. 24 Şubat 2011, 13:07:23
a ∂ м ι η

| Paylasmak Güzel.. |
₪ Yönetici ₪
*****
Mesaj Sayısı: 59
Nerden: Tokyo
Aldigim
Tesekkürler:
74
Kelkit | Kelkit'in Tarihi Geçmisi, Tarihçesi



Yazılı kaynaklarda Kelkit ve yöresinin tarihinin MO 3000 yıllarına kadar indiği ve Hititlerden öncesine dayandığı ileri sürülmektedir. Giresun, Gümüşhane, Trabzon, Erzincan, Erzurum toprakları Hitit kaynaklannda Azzi-Hayaşa ülkesi olarak adlandırılmaktadir.

Araştırmacı Yazar Gülyüz Akagün Uslu, bölgemizde en belirgin hakimiyetin Urartular zamanında onlar tarafından kurulduğunu ifade eder. Van ve çevresinde yaşayan Urartular, Trabzon civarlarında yaşayan Tebaritleri hakimiyetleri altına almalarıyla Gümüşhane ve çevresi Urartulann hakimiyetine girmiştir.

Yine aynı yazara göre Urartuların batı kanadını oluşturan halk, Gümüşhane ve yöresinde yaşamıştır. Urartuların en büyük Tanrısına Haldi, Gümüşhane, Kelkit ve Bayburt yöresinde yaşayanlara ise Halt denildiği yazılı tarihi kaynaklarda zikredilmektedir.

Bölge, Urartu hakimiyetinden sonra, Medler ve Persler'in idaresinde kalmıştır.

MO 331 yılında Pers imparatorluğunu yıkan Büyük Iskender bölge topraklarını kendi ülkesine kattı. Büyük Iskender'den sonra bölgenin üzerinde Romalılann hakimiyetinin başladığı yine yazılı tarihi kaynaklarda geçmektedir.

MS. 395 yılında Roma imparatorluğunun ikiye bölünmesiyle doğuda kalan Bizans imparatorluğu bölgeye hakim olmuştur. Bizans Imparatoru Heragleios, 635'te Iran Sasani devleti üzerine sefer düzenlemiş ve Kelkit vadisinden geçmistir. Bölge, 7.asır sonuna kadar Bizans-Sasani çarpışmalarına sahne olmuştur. Bizanslıların bu hakimiyeti. Xlll. Yuzyilda kurulacak olan Trabzon Rum imparatorluğuna kadar devam etmiştir.

Kelkit ve çevresinde Trabzon Rum imparatorluğunun hakimiyetinin belirgin bir şekilde hissedilmediği kaynaklarda ifade edilmektedir.  Kelkit ve çevresi daha sonra Bizanslılar-Emeviler ve Bizanslılar-Abbasiler arasında birkaç defa el değiştirmiştir. Bu durum Selçuklu akınlarına kadar devam etmiştir.

Selçuklular, ilk defa 1016 yılında Selçuklu Sultanı Cağrı Beyin yapmış olduğu Doğu Anadolu seferinde Kelkit ve çevresine gelmişlerdir. Sonraki yıllarda (1058 yılı) Tuğrul Beyin üvey kardeşi Ibrahim Yinal Bey Kelkit ve çevresini fethetmiştir. Bu dönemde Kelkit ve çevresinde yoğun Türkmen oymaklan göç ederek iskan etmistir.1071 Malazgirt zaferinden sonra Gümüşhane ve çevresinde Selçuklu hakimiyeti iyice belirginleşmiştir.
  
XIV. yüzyılın ikinci yarısından sonra, Kelkit vadisinin ve Alansa köylerinden aşağı inerek Kürtün-Tirebolu hattının tamamıyla Çepnilerin yurt tuttuğu yerler olduğu da yine kaynaklarda ifade edilmektedir.


Bundan da anlıyoruz ki, zikredilen yıllarda Torul Gürcü Kabazitenlerin, Kelkit ve çevresiyse Müslüman Türklerin elindeydi. Trabzon,Fatih Sultan Mehmet Han döneminde Osmanlı Devletinin hakimiyetine geçti. Trabzon'un fethi sırasında Kelkit ve çevresi Osmanlıların hakimiyetinde olmasa bile,tamamen Müslüman Türklerin elindedir. Kelkit ve çevresi, ancak bölgede Akkoyunluların zayıflaması ve bölgede Safevi hakimiyetinin tesisi ve bunun da Yavuz Sultan Selim'in Çaldıran seferiyle Anadolu'dan kovulmasıyla Osmanlı idaresine geçebildi.

Yalnız, Gümüşhane'nin Osmanlı hakimiyetine girmesi hususunda kaynaklarda ceşitli tarihler zikredilmektedir.

Bazı kaynaklarda Gümüşhane'nin Osmanlı'ya geçişi 1461'de Trabzon'un fethedilmesiyle beraber gerçekleştirildiği yazılıyorken, bazı kaynaklarda Gümüşhane'nin Osmanlıya geçişi 1473 Otlukbeli Savaşıyla gerçekleştirilmistir yönünde bilgiler mevcuttur.
  
Ancak tarihi kayıtlarda Kelkit'in Akkoyunluların yurdu olduğu, 1501 yılında Safevilerin eline geçtiği, Safevilerin elindeyken Kelkit'te yaşayan Çepni Türklerinin Osmanlı akınlarına karşı Safeviler lehine ayaklanmalarına rağmen ancak Çaldıran zaferinden (23 Temmuz 1514) sonra Osmanlılara katıldığı belirtilmektedir. Aynı yıl Kelkit, Bayburt'un sancak merkezi yapılmasıyla birlikte Bayburt'a bağlanmıstır. Bu yıllarda Bayburt Sancağı da Erzincan vilayetine bağlıydı. Bölgeye ait ilk tahrir kaydı 516 yılına aittir.

XVl.yüzyılın başlarında tamamıyla Osmanlı idaresine alınan bugünkü Gümüşhane ili ve kazaları, farklı idari ünitelere bağlı yönetim birimleriydi. Bu yüzyılın başlarında Kelkit, Kovans ve Yağmurdere Bayburt'a bağlı bulunuyorlardı. Bu idari bağlılık XIX. Yüzyılın ikinci yarısına kadar muhtelif değişikliklerle devam etti. Bazen Kelkit kazasının bir nahiyesi olarak görülen Şiran, uzun süre Erzincan sancağına bağlı kaldı.

XIX. yüzyılın başlarında Kelkit ve Şiran kazalarının idare merkezleri sık sık değiştirilmiş ve Gümüşhane'den ayrılan bu iki kaza Erzurum eyaletinin (vilayet) Erzincan sancağına bağlanmıştır. Dolayısıyla Kelkit, XIX. Yüzyılın başlarından itibaren Gümüşhane'ye bağlıyken h.1282 (m.1865) yılında Erzincan'a katıldı ve ancak 1868 yılında Şiran ile birlikte tekrar Gümüşhane sancağına bağlandı.

Bu yıllarda Alansa'nın başlı başına bir nahiye olduğu görülmektedir. Alansa nahiyesinin Pekün. Gödül, Kom, Alansa. Pöküt ve Gelinpertek köyleri olmak üzere altı köyden oluştuğu kayıtlarda geçmektedir.
İfade edildiği gibi, XIX. yüzyılın ikinci yarısında Kelkit'in idari yapısında değişiklikler yapıldı. Kelkit ve Şiran'ın Erzincan'a bağlanmaları, yöre halkıyla Trabzon ve Erzurum vilayetleri arasında uzun süren müzakereler yapılmasına yol açtı. Her iki vilayetin valisi de söz konusu kazaların kendi vilayetlerine bağlı kalmaları gerektiğini düşünüyor, ona göre Babiali'ye müzekker yazılar gönderiyorlardı.

Kelkit'in merkezi olan Çiftlik kasabasi, Erzincan'a 14 saat mesafedeyken. Gümüshane'ye sadece 10 saat mesafedeydi.72 köylük kazanın 25 köyü Erzincan'a, 47 köyü de Gümüşhane'ye daha yakındı. Babiali 1860 senesinde Şiran'ın Kelkit'e bağlı bir nahiye olmasına, Kelkit'in de Gümüşhane sancağına bağlanmasına karar verdi.

Ancak Erzurum Valiliği bu konudaki ısrarına devam etti. Erzurum Valiliği Kelkit'in mühim bir tahıl merkezi olduğunu ve Erzincan'da bulunan IV. Ordu'nun kereste ve zahiri ihtiyaclarının Kelkit'ten karşılandığını belirterek Kelkit'in Erzincan'a bağlı kalmasını istedi.1870 yılında Şiran nahiyesi Kelkit' ten ayrılarak bir kaza olarak Güimüşhane sancağına bağlandı.
  
Bu idari statü 93 harbine kadar devam etti. 93 Harbi'nin bitimiyle birlikte, epey bir toprak kaybeden ve dolayısıyla da küçülen Erzurum'un idari düzenlemesi yeniden yapıldı. Bu sırada Bayburt sancağı oluşturularak Kelkit yeni teşkil eden Bayburt sancağına bağlandı.    (1878 yılının Mayıs ayı )

1878 Yılında Kelkit'in Bayburt'a bağlandığına yukarda değinmiştik. Ancak Kelkit halkı sancak merkezinin Bayburt olmasi dolayısıyla işlerini mecburen orada görüyor ve bu uzaklıktan dolayi epey bir sıkıntı çekiyorlardı.

Diğer yandan Torul ve Gümüşhane arazilerinin dağlık olması, buraların hububatca zengin Kelkit-Şiran bölgesine ihtiyacını artıran bir durumdu. Bunun üzerine Trabzon Valiliği Babiali' ye Kelkit'in eskiden olduğu gibi tekrar Gümüşhane' ye bağlanmasını talep etti.

Nitekim 1887 yılının sonlarına doğru Kelkit ve Şiran Bayburt sancağından alınarak yeniden Gümüşhane sancağına bağlandı. Bununla birlikte Gümüşhane sancağı dört kazadan oluştu: Gümüşhane, Kelkit, Şiran, Torul. Bu idari yapı, Cumhuriyetin ilanına kadar sürdü.

  *
  E-Gönder

 Sayfa : 1   Asagi Git
  Yazdır  
 
Gitmek Istediğiniz Yer:  



Yukari Git
^^   Hosgeldiniz..   Istiklal Marsimiz..

WWW.YUMAYUM.COM © 2007
Powered by SMF ~ © 2006-2015, Simple Machines
© Tüm Haklari Ali Baba ve Kirk Haramiler'in Büyülü Magarasinda Saklidir. ©
Google Tags  | URL List
Sitemap 0 1 2 3 4 5
Son Konular | Son Mesajlar

PageRank